Katar ve Başkenti Doha Hakkında Bilmeniz Gerekenler ve Faydalı Bilgiler başlıklı blog yazımı yayınlayalı neredeyse altı yıl olmuş. O blog yazım bugüne kadar 80,000’den fazla kişi tarafından ziyaret edilmiş. Ekşi Sözlük’te yazdığım entry’nin üzerine Ekşi Şeyler’de paylaşılan hali ise 170,000 kez görüntülenmiş durumda. Ekşi Sözlük’teki entry’nin kaç kez okunduğunu ben değil Ekşi Sözlük botları bilir ancak.

Blog yazısının altında 268 tane yorum var. Bir o kadar da sosyal medyadan, Ekşi Sözlük’ten ve eposta üzerinden soru almışımdır. Yani 2016’da yayınladığım bu yazı, internette Katar ve Doha hakkında bilgi edinmeye çalışan birçok kişiye yardımcı olmuş ve olmaya devam ediyor. Ne mutlu bana.

İlk yayınlamamın üzerinden altı yıl geçtiği için doğal olarak o yazıdaki bazı bilgiler geçerliliğini kaybetmiş durumda. Yazıyı güncellemenin vakti gelmiş anlayacağınız. Bu nedenle şöyle keyifli bir 2022 güncellemesi yazmak için geçtim klavyenin başına dostlar… 11 yıldır bilfiil Katar’da yaşayan birisi olarak, tecrübelerimin ihtiyaç duyanlara yol göstermeyi sürdüreceğini umuyorum.

Bu güncelleme yazısında, Katar’da yaşamanın ayrıntılarıyla birlikte, son altı yılda Katar’da yaşanan önemli olaylara ve değişimlere odaklanmaya çalışacağım. Biraz uzun bir yazı olacağını tahmin ediyorum ama diğer paylaşımlarımla birlikte okunduğunda oldukça kapsamlı bir Katar bilgi kaynağına dönüşeceğine inanıyorum. Giriş kısmını daha fazla uzatıp kafanızı şişirmeden, konuya doğrudan giriyorum.

Doha Katar The Pearl Qatar sisli hava
Katar’la ilgili en çok merak edilen konuların başında havası geliyor. Yaz aylarının aşırı sıcak olduğu ülkede, mevsim geçişlerinde sisli sabahlar ve kum fırtınaları olmazsa olmazlar arasındadır. Dünya Kupası’nın da düzenleneceği Kasım-Aralık ayları havanın güzel olduğu zamanlardır. Güzel havalar Kasım’da başlayıp Nisan ayına kadar devam eder. Sonrası fena… Fotoğraf Katar’ın nezih yerleşim yerlerinden The Pearl Qatar’a ait.

Türkiye’den Bakınca Katar

Memleketten bakınca Katar’ın ne kadar tartışmalı bir ülke görüntüsü verdiğini gayet iyi biliyorum. Haklı gerekçelerimiz var elbette. Fakat şunu söylemek lazım; ben 2016 yılında Katar’ı anlattığım blog yazımı yazarken Katar’ın Türkiye’deki imajı bugün olduğu kadar tartışmalı değildi. Henüz toplum nezdinde tam olarak bir yere oturtulamamış ve diğer Arap ülkelerinden ayrıştırılmamış bir ülkeydi. Genel olarak “Arap ülkesi işte” deyip geçiştiriyordu insanlar.

Ama 2016-2022 arasında gerek jeopolitik gerek ekonomik gerekse de siyasi öyle gelişmeler yaşandı ki, Katar bir anda gündelik hayatımızda ismini çok sık duyduğumuz bir ülke oluverdi. Bu durumun oluşmasında Türk hükümetinin politikalarının başrolde olduğunu söylemek lazım. Yani aslında değişimin sebebi Katar’dan çok Türkiye kaynaklıydı. Katar her zaman olduğu gibi pragmatik bir şekilde dünya çapında yatırım kovaladı ve siyasi ilişkilerini iyi tutmaya çalıştı. Yatırım ya da politik fırsat bulunca da kaçırmadı. Bu manada Türkiye’de de kendi çıkarına uygun fırsatlar bulunca değerlendirdi Katar.

Türkiye’nin dış politikasındaki hatalarının sonucu olarak iyice yalnızlaşması nedeniyle, neredeyse Katar ve Azerbaycan dışında dost diyebileceği ülkenin kalmadığı bir dönemdi bu yıllar hatırlarsanız. Ekonomik sıkıntıların da gündemin en tepesine bu dönemde çıkmaya başladığını gayet iyi biliyoruz. Yani hepsi birbiriyle bağlantılı konular…

Peki 15 Temmuz’u kim unutabilir ki? O dönem Katar’ın Türkiye’yi ve hükümeti nasıl desteklediğini hatırlıyorsunuz, değil mi? Katar Emiri Şeyh Tamim Al-Thani, darbe girişimi sonrası Ak Parti hükümetine açık desteğini açıklayan dünya liderlerinin başında gelmişti. O dönemlerde Türkiye-Katar ilişkileri ideolojik sebeplerle zaten iyiydi ama gerek siyasi gerekse de ekonomik sebeplerle iyice sıkı fıkı olmaya başlamıştık. Fakat devletler arası yakınlaşma toplum tarafından kabul görmemişti. Bugün baktığımızda bu durumun devam ettiğini görüyoruz. Katar bu açıdan Türkiye’deki imajı çok da olumlu olmayan bir ülke. Katarlıların Kanal İstanbul arazilerine gösterdikleri ilgi de malumunuz… Yatırım fırsatı işte…

Körfez Krizi üzerine yazdığım blog yazımda, yaşananlara dair tüm detaylara ulaşabilirsiniz. Bağlantı yazının devamında.

Katar Körfez Krizi

Biz kendi iç ve dış sorunlarımızla boğuşurken, Katar 2017 yılının Haziran ayında kendini büyük bir krizin içinde buldu. Çok enteresan gelişmelerin yaşandığı dönemin detaylarını merak edenler ilgili blog yazımı okuyup, öncesiyle, sonrasıyla ve tüm gelişmeleriyle Körfez Krizi’ne hâkim olabilirler.

Körfez’deki Katar krizi Türkiye’nin ve Katar’ın zaten iyi olan ilişkilerini daha da geliştirmelerine vesile oldu. Ekonomik ve siyasi ilişkilere bir de askeri ilişkiler eklendi. Var olan tüm ortak çalışmalar ve projeler hız kazandı. İyice yakınlaştık birbirimize.

Gelişen ilişkiler sayesinde çok sayıda Katar vatandaşı Türkiye’de bireysel yatırımlara girişti. Farklı sektörlerdeki birçok Türk firması Katar pazarına giriş yaptı. Türklere karşı sempati besleyen Katarlılar, şirketlerinde daha fazla Türk çalıştırmaya başladı. Profesyonel Türkler için Katar’daki çalışma hayatının kapıları sonuna kadar açıldı. Zor zamanlarında yanında olduğumuz için kıymetimizi anladılar da diyebiliriz. Ekonomik ve siyasi kısıtlamalar yüzünden yeni pazarlara yönelmeye çalışan Türk ticareti de kendine yeni bir pazar bulmuş oldu. Tam bir kazan-kazan durumu anlayacağınız.

Emirgan Sütiş’in bugün itibariyle Katar’da iki tane şubesi var. Birisi fotoğrafta gördüğünüz The Pearl Qatar şubesi, diğeri de C-Ring Road şubesi. Katar’da memleketten tatlar bulabileceğiniz mekanların sayısı her geçen gün artıyor. The Pearl Qatar’da Sütiş’in az ilerisinde Mado var mesela. Seç beğen al.

Katar’daki Türk Profilindeki Değişim

2016 yılında Katar’daki Türk nüfusunun varlığının lokomotifi inşaat sektörüydü. 2022 yılında durum artık öyle değil. İnşaat sektörü halen büyük bir yer tutuyor, bu doğru. Ama artık hizmet sektörü, bankacılık sektörü, iletişim/teknoloji sektörü, insan kaynakları ve danışmanlık sektörü, eğitim sektörü, yeme/içme sektörü, havayolu sektörü gibi iş kollarında çalışan çok sayıda Türk var Katar’da. Yani bu sektörlerde çalışan birisiyseniz Katar’da iş bulma fırsatı yakalayabilirsiniz demektir. Eğer böyle bir niyetiniz varsa, Körfez’de ve Katar’da iş bulmayı hedefleyenlere yol göstermek için yazdığım blog yazımdan faydalanarak iş arayışınıza başlayabilirsiniz. Orada yazanlar dışında sorunuz olursa bana ayrıca ulaşabilirsiniz elbette.

Katara Park
Katar hükümeti ülkenin yeşillendirilmesine çok önem veriyor. Şehrin birçok noktasına parklar yapıldı. Fotoğraf Katara Cultural Village tepesinde oluşturulan parktan. Parkta oturmak, oynamak serbest ama mangal yakmak ve masa kurup piknik yapmak yasak.

Katar Krizi Sonrası Katar’ın Gelişimi ve Değişimi

Tahmin edebileceğiniz gibi 2016’dan 2022’ye gelene kadar Katar epey gelişti ve değişti. Özellikle Katar’a uygulanan ambargo sonrası ülke büyük bir atılım gerçekleştirdi. Bu da birçok yeni sektörün açılmasına ve iş kollarının genişlemesine neden oldu. Alışveriş merkezleri modernleşti. Mağazalar değişime ayak uydurdu. Festival City, Mall of Qatar gibi harika alışveriş merkezleri açıldı. IKEA geldi ülkeye. Mado, Sütiş, Nusret, Şazeli, Simit Sarayı, Gürkan Şef gibi yakından tanıdığımız zincirler Katar’da dükkân açtı. Açmaya da devam ediyor. Artık sağda solda Türkçe konuşan insana denk gelme ihtimaliniz bir hayli yüksek.

Körfez Krizi sırasında yaşanan ambargolar sayesinde gıda güvenliği konusunda zafiyeti olduğunu anlayan Katar, kendi kendine yeten bir ülke olma yolunda da çok önemli adımlar attı. “Allah’ın çölü” diye dalga geçilen Katar’da açılan çok sayıda çiftlikte ve serada her türlü sebze meyve yetiştirilir oldu. Hafta sonu çoluk çocuk gidip dalından çilek toplayabiliyor, at binip, hayvanat bahçesi ziyaret edebiliyorsunuz artık. Gitmişken bir de denize girip üzerine çöl safarisi bile yapabilirsiniz hatta. 2016’da bu şekilde bir program yapmak pek mümkün değildi. Dört beş senede kendi sütünü, yumurtasını üretebilen bir ülke haline geldi Katar. Kısa sürede yaşanan bu gelişim takdire şayan gerçekten de. Tüm bu gelişmeleri komşularının ambargosuna maruz kalmışken gerçekleştirmiş olması da bir başka başarı hikayesi.

2017 Katar Krizi vs 2022 Ukrayna Krizi

Bu noktada bir es verip bir paragraf Katar’ın yaşadıklarını bugün Ukrayna’nın yaşadıkları ile karşılaştırmak istiyorum. Arada ciddi benzerlikler var çünkü.

Katar 2017’de Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn’in ambargosuna uğrayınca şok içinde kalmıştı. Zamanın ABD Başkanı Trump da Katar’ın terörü desteklediğini iddia etmiş ve yaptırımları desteklemişti hatta. O bunları söylerken ABD’nin kendi sınırları dışındaki en büyük askeri üssünün Katar’da olması da ironik bir durumdu elbette. O dönem Suudi Arabistan’ın ve BAE’nin Katar’ı işgal planı yaptığı bile iddia ediliyordu. Tüm bunların sebebi de Katar’ın birçok alanda İran ve Türkiye ile yakınlaştığı iddiası üzerinden yürütülüyordu.

Geniş açıdan baktığımızda bu durum Ukrayna’nın maruz kaldığı Rus işgali ile benzerlikler taşıyor. Güçlü komşuları tarafından kontrol edilmeye çalışılan görece küçük ülke…

Ama o dönem Katar inanılmaz akıllıca bir strateji uygulayıp yaşadığı haksızlığı tüm dünyaya duyurmayı başarmıştı. Kendisini teröristlere destek olmakla itham eden ABD’deki algıyı bile tersine çevirmişti Katar. Kendisine ambargo uygulayan komşularına karşı hukuki mücadeleyi sürdürdü, diplomasiden ödün vermedi, ekonomik gücünü ve tüm nüfuzunu kullanarak o krizden nasıl olduysa daha güçlü çıkmayı başardı. Ukrayna’nın uyguladığı denge politikasının başaramadığı noktada Katar hemen her şeyi doğru yaptığı için o krizden Ukrayna’nın tersine, daha da güçlenerek çıkmayı başardı. Bu Katar’ı yönetenlerin büyük bir başarısıdır bana kalırsa.

Katar’daki Türkleri Memnun Edecek Olanaklar

Ambargolar, Türkiye’deki ekonomik kriz, devletler arası sıcak ilişkiler gibi gelişmeler, Katar’ı Türkler için gayet iyi bir cazibe merkezi haline getirdi. Artık Türkiye’deki müfredatı takip eden bir Türk Okulu var Katar’da. Hemen hemen tüm doktorlarının Türk olduğu, tamamı Türkçe konuşan doktorlardan oluşan bir Türk Hastanesi de var. Ben kendimle ve ailemle alakalı her türlü sıkıntıda direkt oraya gidiyorum mesela.

Birçok Türk ürünü rahatça ülkede bulunabiliyor. PTT ve Qatar Post arasındaki anlaşmalar sayesinde kargo gönderimi sorunsuz gerçekleşiyor. Özetlemek gerekirse, Katar’ın kendine has ayrıcalıklarının neredeyse tamamı yerini korurken, Türklerin hoşuna gidecek gelişmeler yaşandı son altı yılda. Katar’dayken kendinizi evinizden çok uzakta hissetmeyeceksiniz diyebilirim.

Katar’a gelmeyi planlayan kadınların nelere dikkat etmesi gerektiğine dair Katar’da kadın olmak üzerine bir yazı yazmıştım. Eğer bu konuda bilgi sahibi olmak istiyorsanız onu okuyabilirsiniz. Güncelliğini koruyor. Katar kadınların özgürce hareket edebildikleri, kimsenin kimseye, kişisel haklarına müdahale etmediği sürece karışmadığı bir ülke. Evinizin dışında başınızı kapatmanız gerekmiyor. Rahat olabilirsiniz. Mahalle baskısı yok. Ama bazı alışveriş merkezleri ve kamu binaları mini etekli, askılı ve biraz açık giyinen kadınları içeri almayabiliyor. Biraz kapıdaki güvenliğin keyfine kalmış bu durum sanırım. Kamu binalarına diz üstü şort giymiş erkekleri de almadıkları oluyor bazen. Burası plaj mı kardeşim yanıtını alabiliyorsunuz kimi zaman. Benim başıma geldi bir iki kere. Ortam sıcak diye kendinizi Ege’de bir sahil kasabasında dolaşıyormuş gibi hissetmemekte fayda var yani.

Tabi buranın en nihayetinde bir Arap ülkesi olduğunu ve nüfusun büyük bölümünün Arap ya da Güneydoğu Asyalılardan oluştuğunu unutmamak ve ona göre hareket etmek gerekiyor. Evet çok sayıda Batılı da var ülkede. Dünyanın her ülkesinden bir insanla karşılaşabilirsiniz burada. Hintli bir Müslüman’ın bana Harun Yahya kitaplarını hayat felsefesi yaptığını söylediğinde yaşadığım şoku anlatamam size. Ama sonucunda, ülkenin sahibi yerel halkın kültürüne, geleneklerine ve göreneklerine saygı göstermek lazım. En nihayetinde burası onların ülkesi.

Gerçi Türkiye’nin temel hak ve özgürlükler konusunda geriye gittiğini düşünürsek iki ülkenin birbirine yaklaştığını söyleyebiliriz sanırım. Ama Katar elbette Türkiye’den kat be kat daha güvenli bir ülke. Hatta dünyanın en güvenli ülkelerinden birisi. Dünya Huzur Indeksi’nde 29. sırada yer alıyor Katar. Aynı listede Türkiye ise Pakistan’ın bir basamak üzerinde 149. sırada. İnsan kahroluyor…

Katar’da arabanızı çalışır halde kapısını kilitlemeden öylece bırakabilirsiniz örneğin. Kimse bir şey çalmaya yeltenmeyecektir. Çalacak olur ve yakalanırlarsa sınır dışı edilecekleri için kimse buna bulaşmaz. Eve hırsız girmesi durumunu 11 yıllık tecrübemde bir iki kere duydum sanırım. Çok çok nadir yani. Sokakta dilenci de yoktur Katar’da. Dilenmek ve seyyar satış yapmak yasaktır. Polis hemen gelir ilgilenir sizinle. Yine 11 yıllık tecrübemde bir iki kere kaldırımda yürürken para isteyen Pakistanlı Afgan dayılarla karşılaştım. Onlar da gerçekten ihtiyaç sahibiydi herhalde. Vermedim ama para.

Sıcak, Çok Sıcak, Daha da Sıcak Olacak

Gelelim hava durumuna. Orada maalesef 2016’da yazdıklarımın aynısı bir durum var. Aksine, yağmurlar gittikçe azaldı. Özellikle son birkaç yıldır neredeyse yağmura hasret kaldık. Küresel ısınmanın etkileri hissediliyor gerçekten de. Anlayacağınız, çöller yeşermedi ve hava yılın en az dört beş ayı gerçekten çok sıcak olmayı sürdürüyor. Ama Katar ülkeyi yeşillendirmek için seferberlik ilan etmiş durumda. Ülke park ve bahçelerle donatılıyor. Her yere ağaçlar dikiliyor. Çoluk çocuk bütün günü geçirebileceğiniz çok sayıda park var. Parklar genelde tuvaletli, kahve çay alabileceğiniz dükkanların olduğu, çocuk oyun alanlarının bakımının yapıldığı, escooter, ebisiklet gibi olanakların olduğu keyifli yerler. Hafta sonları vakit geçirmek rahatlatıcı oluyor gerçekten de. Tabi havaların aşırı sıcak olduğu günler pek rağbet olmuyor ama…

Yaz aylarındaki cehennem sıcaklarını saymazsak yılın geri kalan günlerinin büyük bölümünde ülkenin dört bir yanındaki plajlarda eğlenceli saatler geçirebilirsiniz. Gece ateş yakıp mangal yapanlar mı dersiniz, çadırını götürüp geceleyenler mi, günübirlikçiler mi, hepsi mevcut Katar’da. Biz genelde küçük arkadaş grubumuzla sabah erken saatte bir plaj seçip oraya gidiyoruz. Sandalyeleri şemsiyeleri çekip takılıyoruz. Doha şehir merkezinden bir saat kadar kuzeye doğru gittikten sonra oldukça keyifli plajlar bulmak mümkün.

Ülkenin güneyindeki çöl de ayrı bir keyif. Çöl safarisi yapabilirsiniz bu bölgede.

Katar’daki güzel olanaklardan birisi de otellerde hafta sonu kaçamağı yapmak. Otellerin hizmetleri bayağı kaliteli. Çok sayıda Türk çalışan da mevcut. Gerek yemekler, gerek olanaklar, gerek deniz, plaj ve havuz imkanları gayet güzel. Bizim yine sık sık yapmaya çalıştığımız bir program bu. Son dönemde Dünya Kupası’na yönelik yapılan oteller ve aqua park gibi yerler büyük ilgi görmeye başladı. Seçenek var bu konuda anlayacağınız. Ama bir Dubai beklemeyin tabi. Orası çok başka bir seviye eğlence açısından.

Katar’da Yaşam Koşulları ve Para Biriktirme Olanakları

Aylık kazançlara ve para biriktirme durumuna gelirse, makasın epey genişlediğini söyleyebiliriz. Çok az para kazananlar Türkler de var, duyunca aklınızı kaçıracağınız maaşlar alanlar da var. Ama maaşınız az da olsa Türk parasının yaşadığı değer kaybını hesaba katınca, Katar’da kenara atacağınız en ufak birikim bile Türkiye koşullarında hatırı sayılır bir miktara tekabül edecektir.

1 Amerikan Doları 3.64 Katar Riyali’ne eşittir ve kur sabittir, değişmez. 2016’da da 3.64’tü, bugün de 3.64. Fakat Türk Lirası’nın Dolar karşısında ne kadar değer kaybettiğini hepimiz biliyoruz. Yani bu durumda otomatikman Türk Lirası Dolar’a karşı sabit olan Riyal’e karşı da değer kaybetmiş oldu. Katar’da kazanacağınız parayı bugünün kurundan Türk Lirası’na çevirdiğinizde insanın algıları karışıyor bir anda. Birkaç örnek üzerinden gidelim.

Eğer yönetici pozisyonunda bir iş ile Katar’a geldiğinizi ve 20,000 Katar Riyali maaş alacağınızı kabul edelim. Bugünün kuruyla (1 USD=14.8TL) bu rakam 80,000TL’ye tekabül ediyor. Türkiye koşullarında akıl almaz bir para gerçekten de, öyle değil mi? Ama durun, 20,000 Riyal Katar şartlarında öyle çoook yüksek bir para değil. Öncelikle bu ücretin en az %40’ını kiraya, en az %20’sini yeme içmeye ve bir diğer %20’yi de genel giderlere harcamanız gerektiğini bilmeniz gerekiyor. Yani dikkatli harcarsanız her ay 4,000 QAR biriktirebilirsiniz. Bu da TL cinsinden 16,000TL aylık birikim yapar ki, bilemiyorum Türkiye’de kaç kişi bu kadar birikim yapabiliyordur bugün…

Katar’daki kişi başına düşen milli gelir 62,000 Amerikan Doları seviyelerindeyken, Türkiye’de bu rakam 9,000 Amerikan Doları civarındadır. Yani arada yedi kat fark var. Satın alma gücü arasındaki uçurumu bu açıdan da değerlendirmek lazım.

Bu bilgiler ışığında Katar’da marketlerdeki fiyatlardan bahsedeyim biraz. Muzun kilosu 6 Riyal, yani 24TL, tomates de keza 6 Riyal’den alınabiliyor. Patates 3-4 Riyal. Bir kilo yoğurt 7 Riyal. Bir litre süt de 7 Riyal. Kıymanın kilosu ortalama 40 Riyal. Bu bahsettiğim fiyatlar Carrefour fiyatları. Siz de internetten güncel fiyatlara bakmak isterseniz şöyle buyurun.

Eskiden Katar’daki ürünler Türkiye’ye göre oldukça pahalı gelirdi. Özellikle giyim kuşam ve gıda kalemlerinde Türkiye epey uygundu. Kıyafet alışverişlerimizi Türkiye’ye gittiğimizde yapmaya çalışırdık. Hem çeşit bol olur hem de fiyatlar daha uygun olurdu. Artık Türkiye’deki hayat pahalılığı, satın alma gücünün düşmesi ve Türk Lirası’nın Dolar karşısında değer kaybetmesiyle Türkiye’deki fiyatlar neredeyse Katar’la aynı seviyeye geldi. Türkiye’nin alışveriş cenneti görünümü kaybolmaya başladı diyebiliriz.

Katar’da altı yılda fiyatlar çok fazla oynamasa da, market alışverişlerinin biraz daha fazla tuttuğunu görüyoruz. Tabi durum Türkiye gibi asla değil. Katar’da kazanacağınız para büyük ihtimalle size ve ailenize yetecektir. Hem nispeten daha az stresli, iyi bir hayat yaşayıp, hem de para biriktirme şansını bulabilirsiniz Katar’da.

2022 Katar Dünya Kupası ve Ülkeye Etkileri

Dünya Kupası Katar’da son yıllarda yaşanan değişimde büyük bir öneme sahip. Dünya Kupası nedeniyle birçok kanunda reforma gidildi. Özellikle Körfez ülkelerinde yaygın olarak kullanılan sponsor sisteminde iyileştirmeler yapıldı. Eskiden sponsorunuzun, ya da şirketinizin izni olmadan ülkeden bile ayrılamıyordunuz. Artık o ihtiyaç yok, kanun değiştirildi. İstediğiniz anda girip çıkabilirsiniz.

Dünya Kupası’nın açılış ve final maçlarının oynanacağı Lusail Stadyumu dışında tüm stadyumlar maçlara hazır. Stadyumların bağlantı yolları ve altyapı çalışmaları büyük oranda bitirildi. Halen devam eden işler var elbette. Onları da büyük oranda bitireceklerdir. Oteller, eğlence yerleri, fan zone’lar hepsi plan dahilinde devam ediyor. Dünya Kupası stadyumlarına dair yazdığım bir blog yazım var. Stadyumlara dair biraz daha detaylı bilgileri orada bulabilirsiniz. Stadyumların son halini görmek için resmi sayfalarına da bakabilirsiniz.

Fakat Dünya Kupası’nın etkisiyle ev kiraları iyice uçtu. Kimse evini kiraya vermek istemiyor. Dünya Kupası dönemi 2-3 katına kiralayabileceğini düşünüyor. Dünya Kupası sonrası kiraların normal seviyelerine geleceğini tahmin ediyorum. Kiralık ev seçeneklerini ve kira fiyatlarını merak edenler şu adresten arama yapabilirler.

Dünya Kupası’nın ülkedeki hayatı alt üst edeceğini eklemekte fayda var. Şehir merkezi trafiğe kapatılacak, insanlar evlerinden çalışacaklar ya da çalışma saatleri değiştirilecek ve okullar turnuva süresince kapanacak. İşi olmayan, özellikle inşaat sektöründe çalışan mavi yakaların Ağustos-Eylül gibi ülkeden ayrılması istenecek. Ücretsiz izin gibi düşünebilirsiniz. Bu iş nasıl organize edileceği konusunda herkesin kafası karışık.

Şirketler açısından da büyük riskler var elbette. Fakat Katar yönetimi Dünya Kupası döneminde gereksiz kalabalık görmek ya da şikayet duymak istemiyor. Bu durumda Katar’daki hayatı Dünya Kupası öncesi ve sonrası olarak da ayrıca değerlendirmek gerekecek gibi görünüyor. Dünya Kupası sonrası bakalım düzen nasıl devam edecek.

Dünyaca ünlü sanatçı Damien Hirst’ün Doha’daki Sidra Hastanesi’nin bahçesinde bulunan The Miraculous Journey isimli çalışması. Türkiye’de olsa yıkarlardı bunu dersek abartmış mı oluruz?

Bir Spor, Sağlık ve Kültür Merkezi Olarak Katar

BAE nasıl Ortadoğu’nun alışveriş ve ticaret merkeziyse, Katar da spor, sağlık ve kültür merkezi olmayı hedefliyor. Dünya Kupası, F1 yarışları, Dünya Atletizm Şampiyonası, Dünya Jimnastik Şampiyonası, Dünya Hentbol Şampiyonası, Diamond League yarışları, WTA ve ATP tenis turnuvaları, Doha Forum toplantıları, sergiler, organizasyonlar ve tam teşekküllü son teknoloji hastaneler ile bunun altyapısını da oturtmayı başardılar aslında.

Şimdi tüm bu organizasyonları daha da sık yaparak Ortadoğu’da ve dünyada ön plana çıkmak istiyorlar. Bu küçük ülkenin dünyadaki birçok önemli olayda ismini duyurması da bu atılımın bir parçası aslına bakarsanız. ABD Afganistan’dan çekilirken Katar çok yardımcı oldu. İran ile ilişkilerini sıcak tuttukları için ABD arabulucu olarak kullanıyor. Afrika’daki devletlerle araları büyük oranda iyi. Avrupa ile yakınlar, sayısız yatırım yapıyorlar. NATO üyesi değiller ama ABD tarafından NATO üyesi olmayan müttefik ilan edildiler. Tüm bu diplomasi adımları ile ön plana çıkan isimlerini, spor, sağlık ve kültür alanında bölgesel bir güce çevirmeyi planlıyorlar. Dünya çapındaki ekonomik yatırımlarını zaten konuşmuştuk.

Katar Ulusal Müzesi
National Museum of Qatar gerçekten harika bir müze. Özellikle enteresan mimarisi ile dikkat çeken müzede Katar’ın tarihi hakkında önemli bilgilere ulaşabilirsiniz. Katar’a gelen herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer.

Katar’da Tatil ve Ziyaret Programları

Bu kısımda, birkaç günlüğüne Katar’a gelmeyi düşünenlere de ufak bir rehber sunmak istiyorum. Katar’a tatile gelmeyi düşünenler için 3-4 günlük bir program yeterli olacaktır. Güzel bir otelde yer ayırıp tüm ulaşımı Uber üzerinden halledebilirsiniz. Araç kiralamaya hiç gerek yok. Uber son derece pratik ve efektif bir şekilde çalışıyor.

Gezilip görülebilecek yerleri de 3-4 gün içinde hayli hayli bitirirsiniz. Alışveriş, kültür-sanat, deniz-kum-çöl gibi ayakları olan bir tatil planlayabilirsiniz. Souq Waqif, The Pearl Qatar, Katara Cultural Village, National Museum of Qatar ve Museum of Islamic Arts mutlaka görmeniz gereken yerler. Bunların yanında Aspire Park, MIA Park, Al Bidda Park gibi Doha’nın kalbindeki güzel parkları da gezebilirsiniz. Alışveriş için tercihinizi Mall of Qatar ve Festival City’den (İçinde IKEA da var) birinden yana kullanmanızı öneriyorum. Aradığınız her şeyi bulabileceğiniz gayet nezih devasa alışveriş merkezleri bunlar. Hediyelik incik boncuk için geleneksel mağazalardan oluşan Souq Waqif yeterli olacaktır.

Eğer talep olursa, ilerleyen zamanlarda belki daha detaylı bir tatil/ziyaret programı yapar ve sizinle ayrı bir yazı olarak paylaşabilirim. Yorum olarak bırakın lütfen bu tarz taleplerinizi.

Katar’ın Covid Salgını İle Mücadelesi

Bu bölümde, hayatlarımızı hiç ummadığımız kadar değiştiren Covid salgınının Katar’da nasıl yönetildiğine biraz değineceğim.

Katar salgının başında hiç ummadığı bir tablo ile karşılaştı ve diğer birçok ülkenin verdiği reaksiyonların benzerlerini gösterdi. Çok hızlı yayılan virüs toplumun birçok kesimine yayıldı. Sağlık sistemi hazırlıksız yakalandı. Fakat ilk dalgadan çok iyi dersler çıkardı Katar yönetimi. 21 Temmuz 2020 tarihli blog yazımda bu sürecin nasıl yönetildiğini anlatmıştım.

Hatta öyle ki, çıkartılan dersler sayesinde diğer körfez ülkelerine kıyasla Katar salgının hep önünde gitmeyi başardı. Vaka sayıları kontrol altında tutuldu ve sağlık sistemi bir daha tıkanmadı. Bu konu üzerine, Körfez ülkelerini ve ek olarak Türkiye’yi Covid ile mücadele yöntemleri ve sonuçları özelinde karşılaştırdığım blog yazımı okumanızı öneriyorum.

22 Mayıs 2021 tarihli blog yazımda Covid’in Katar’daki son durumunu da incelemiştim. O tarihten sonra hayatımıza Omicron gerçeği girdi tabi ki. Ama Omicron öncesi Katar toplumun hemen hemen bütün kesimlerini aşılamayı başardığı için o süreci nispeten kontrollü atlattı ve bugün itibariyle günde 100-150 arası vaka bildirerek Omicron dalgasını geride bıraktı.

Tüm bunları düşündüğümde Katar’ın salgındaki performansını başarılı bulduğumu söyleyebilirim. İlk aşamada biraz tökezlendi ama sonrasında atılan adımların büyük kısmı yerindeydi bana kalırsa.

Toparlıyorum…

Oldukça uzun bir yazı oldu ama birçok konuya değindiğimizi düşünüyorum. Blogdaki Katar ile alakalı diğer yazılarla birlikte okuduğunuzda Katar’a gelmiş ve vakit geçirmiş kadar bilgi sahibi olabilirsiniz diye ümit ediyorum. Eksik kalan ya da merak ettiğiniz bir husus varsa her zaman olduğu gibi yazının altına yorum olarak bırakabilir ya da iletişim sayfasındaki eposta adresime eposta atabilirsiniz. Sosyal ağlardan da bana ulaşarak sorularınız iletebilirsiniz her zaman olduğu gibi. Vaktim oldukça cevap vermeye özen gösteriyorum gelen sorulara. Zaten bugüne kadar çok sayıda kişinin Katar’a gelmesine vesile oldum. Birkaçıyla yüz yüze görüştük, tanıştık, arkadaş olduk hatta. İnsanlardan güzel geri dönüşler aldıkça ben de memnun oluyorum bu durumdan. Arkadaş ortamında tanıştığımız insanlardan “Aaa o yazıları sen mi yazmıştın? Çok faydası oldu bize, Allah senden razı olsun,” tepkilerini almak çok keyifli.

Tüm bunlardan sonra olur da yolunuz Katar’a düşerse haber edersiniz artık, tanışır bir kahve içeriz.

Bir sonraki yazıda görüşebilmek dileğimle. Sağlıcakla kalın.


Bu blog’da Katar dışında başka neler var diye soranlar için birkaç öneride bulunmak isterim. Arzu ederseniz ideallerime ve hedeflerime ulaşmak için takip ettiğim günlük programıma bakabilir, birincilik ödüllü kısa öyküm Zeplin’i okuyup kendinizi yakın tarihte geçen alternatif bir kurgunun içinde kaybedebilir ya da çok beğendiğim Batman filmine dair detaylı incelememi okuyabilirsiniz. Daha fazlası için Düşlerden Gerçeğe sayfalarında gezinmeye devam edebilirsiniz elbette.

3 YORUMLAR

  1. Ufuk bey merhaba, öncelikle bu kadar detaylı bir yazıyı hiçbir çıkar gözetmeksizin paylaştığınız için çok teşekkürler. Ben çok uzun zamandır Katar’da çalışma şartlarını araştırıyorum ve en büyük hayalim diyebilirim. İç mimarlık mezunuyum program bilgim ve B1 İngilizcem var. Fakat Türkiye’deki şartlardan dolayı iş bulup tecrübe kazanamadım. Sizce İngilizcemi biraz daha geliştirirsem tecrübesiz olarak az maaşla da olsa iş bulmam mümkün mü?

    • Merhabalar, yazılarımla yardımcı olabildiysem ne mutlu bana. İngilizcenizi geliştirmeniz oldukça önemli. İngilizce artık olmazsa olmaz bir gerçek hayatlarımızda. Katar’da iç mimar çalışmak için de gerekli olduğunu düşünüyorum. Eğer araştırmalarınızı yoğunlaştırır ve yeteneklerinizi ön plana çıkartarak doğru kişilere ulaşmayı başarabilirseniz, arzularınızı gerçekleştirebilirsiniz. Tecrübe even önemli ama herkes bir yerden başlıyor bir şekilde. Size uyan bir pozisyon illaki bulabilirsiniz.

  2. Merhaba öncelikle bu kadar detaylı anlatimi bizlere amme hizmeti tadında sunduğunuz için çok teşekkür ederim gerçekten çok makbule geçti. On iki senedir mimarim, yüksek lisansımi da bitirmek üzereyim. İngilizcem iyidir, eşim de TC elçiliğine bağlı bir eğitim kurumunda calisiyor. Yani Doha’ya gidersek eşimin de Doha şubesine transfer olma durumu var. Fakat 9 yaşında bir kızım ve bir yaşını doldurmamış bebeğim var. Bebeğimin üç yasina gelmesini bekleyeyim diyorum. Fakat orda okul ve çocuk bakımı nasıl olur, güvenli midir? Ve masrafları iki kişinin alacağı maaşa göre fazla mıdır? Birikim yapabilir miyiz sizce?

Bir Cevap Yazın