Batman v Superman: Dawn of Justice vizyona girdi. Ayağımızın tozuyla eleştirdik!
Batman v Superman: Dawn of Justice vizyona girdi. Ayağımızın tozuyla eleştirdik!

Giriş

Batman v Superman: Dawn of Justice ile ilgili konuşmaya başlamadan önce seyir zevkinizi baltalamamak için filmin hikayesinden bahsetmeyeceğimi ve sırlarını açık etmeyeceğimi söyleyeyim de aramız bozulmasın. Yine de bu yazıdan etkilenip filme karşı bir önyargı ile gidebilirsiniz. Bu durumdan müessesemiz sorumlu değildir. Bu biline.

Batman’den başlayalım. Batman’i de Bruce Wayne’i de çok severim. Çocukluğumdan gelen bir sevgi bu. Biraz kıskançlık, biraz imrenme, biraz saygı duyma, biraz da özenme. Hepsinden bir parça var sanırım. Batman’in sinema dünyasındaki son uyarlaması olan Christopher Nolan’ın yarattığı Batman üçlemesinin çizgi romanlardan kopuk olduğunu kabul ediyorum. Yine de bu durum Batman Begins ve The Dark Knight’ın bayağı iyi filmler olduğu, The Dark Knight Rises’ın fena olmayan bir film olduğu gerçeğine gölge düşürmüyor. Sonuçta bahsettiğimiz sinema perdesine yansıyan bir ürün, çizgi roman gibi değerlendirmemek gerekiyor. Sanat dalları tamamen farklı.

Turkish Airlines filme sponsor oldu ve ufak da bir rol kaptı. Hoş ve gurur duymamıza vesile olan bir çalışma. Benzer sponsorlukların devamını bekliyoruz.
Turkish Airlines filme sponsor oldu ve ufak da bir rol kaptı. Hoş ve gurur duymamıza vesile olan bir çalışma. Benzer sponsorlukların devamını bekliyoruz.

Christopher Nolan’ın üçlemesinin ardından Watchmen ile iyi bir çizgi roman uyarlaması çekmiş olan Zack Snyder’in komutasına geçen DCEU (DC Extended Universe), Man of Steel sonrası Justice League’e evrilmek için ilk basamak olarak Batman v Superman: Dawn of Justice’ı kullanıyor. Zack Synder’in köklerini Frank Miller’ın unutulmaz çizgi romanı The Dark Knight Returns’ten aldığı Batman v Superman: Dawn of Justice’ı dün akşam IMAX 3d olarak The Pearl Qatar’daki Novo Cinemas’ta tamamen dolu bir salonda izlemeye nail oldum. Film perdede akıp giderken sürekli “Benim bu filmle ilgili gerçek düşüncem ne şimdi? Beğenmedim di mi? Şurası fena değildi ama” gibi bir tartışma içindeydim kendimle. Sonuç olarak filmin bende bıraktığı izlenimin en iyi şu şekilde anlatılabileceğine karar verdim: Benim gözümde Batman v Superman: Dawn of Justice (BvS) harika paketlenmiş kendisi dandik bir doğumgünü hediyesi gibiydi.

Zack Snyder’in Watchmen ve 300 ile Hollywood’da kazandığı kredi sonrası Man of Steel ile DC evrenine girmesi ve sonrasında DCEU’nun onun yönetimine bırakılmasının sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu filmin tipik bir Zack Snyder filmi olduğunu anlamanız için ilk on dakikayı izlemeniz yetiyor da artıyor. Tipik Zack Snyder filmini iyisiyle kötüsüyle tanımlıyorum: harika görseller, klişe replikler, kopuk bir kurgu, kötü bir senaryo anlatımı, ortalama oyunculuk, tablo gibi sekanslar, akla kazınmayan müzikler, kasıntı/zorlama karakterlerle dolu aksiyon/macera filmi. Eğer bu temeldeki filmlerden zevk alacağınızı düşünüyorsanız bu filmi de seveceksiniz demektir. Üzgünüm ama ben bu gruba üye değilim.

Gelişme

Film Superman' ekseninden tanrı-insan sorgulamasına gidiyor. Batman ve Superman'in içsel çatışmalarının çıkış noktalarından birisi de bu.
Film Superman ekseninden tanrı-insan sorgulamasına gidiyor. Batman ve Superman’in içsel çatışmalarının çıkış noktalarından birisi de bu.

Batman ve Superman gibi DC’nin baba karakterlerini bu kadar vasat bir kurgu ile bu kadar zorlama bir senaryo ile karşımıza çıkartamazsınız. Warner’dan DC’den hiç mi bir akıllı çıkıp “Bu kadar zorlama senaryo olmaz hocam, milleti DCEU için heyecanlandırmamız lazım, ayakları sağalm yere basan birşeyler yapmalıyız. Bu ne yahu?” dememiş? Karşımızda (biraz mübala yaparak anlatacağım bu hususu) birbirinden tamamen kopuk sahnelerin arka arkaya geldiği bir kısa sahneler topluluğu var gibiydi. Durum şundan ibaret aslında:

“Şuna da değinelim, değindik tamam at onu kenara şimdi. Bu da var değinmemiz lazım, koy şuraya bir rüya birşey orada atarız ortaya birşey. O mu kaldı açıkta? Ya onu da bir an gösteririz duygusala bağlatırız sonra şaka der alırız geri sıkıntı yok.”

Durum gerçekten bu. Çok üzücü. Müthiş karakterler çok anlamsız bir koşuşturmaca içerisinde birbirlerine bize bir türlü anlatılamayan motivasyonlarla bağlanıp bağlanıp kopuyorlar sonra tekrar farklı bir duygu ile ilişki içine giriyorlar. Yahu bu kadar basit mi koca Superman’in Lex’in önünde diz çökmesi? Olmaz ya, valla olmaz. Öğle kuşağı latin amerika pembe dizileri gibi süper kahraman filmi mi olur?

Tek tek sahne sahne değerlendirmeye girsem içinden çıkamayacağım. O yüzden bu yönteme başvurmadım. Genel olarak senaryo ve kurgunun problemlerinin yukarıdan anlaşılacağını umuyorum.

Filmin oyunculuk performansı göz kamaştırıcı olmasa da vasat bir durum söz konusu değil.
Filmin oyunculuk performansı göz kamaştırıcı olmasa da vasat bir durum söz konusu değil.

Oyunculuk noktasında Henry Cavill, Superman-Clark Kent olarak Man of Steel’de ne ise yine o. Net.

Ben Affleck, farklı bir Batman ve Bruce Wayne portresi çiziyor. Rolü aldığının ilk açıklandığından bu yana yazılıp çizilen bu konunun sonucunu da görmüş olduk. Sadece bu karakter ekseninde, performansı kötü bulduğumu söyleyemeyeceğim. DCEU’nun geleceğine dair tünelin ucundaki nadir ışık kaynaklarından biri o sanırım.

Bir diğeri Gal Gadot ve Wonder Woman performansı. Ne yazıkki Justice League’e evrilecek DCEU’da yeri önemli olacak olsa da bu film çerçevesinde tadı damağımızda kalıyor. DCEU için hoş bir merak unsuru da o.

Lex Luthor’ün çılgın, deli, ruh hastası ve obsesif hali Jesse Eisenberg ile perdeye yansıtılmaya çalışılmış ama bence olmamış.
Filmin kranlık tonunu biraz yumuşatmak için bu tarz bir karakterin ortaya atıldığı bariz. Yalnız bu rol için biraz daha mimikli ve hareketli bir oyuncu tercih edilseymiş daha iyi olabilirmiş. Jesse ruh hastası bir karakter için fazla statik ve opsiyonsuz kalmış.

Sonuç

Filmin Justice League’in geleceğine ilişkin attığı adımlara girmiyorum. Pek girecek birşey de yok zaten. Ufak tefek filmin bütünlüğünden tamamen kopuk sahneler ile oltaya balık gelmesi hedeflenmiş. O balık, sen o oltayı atmasan da gelecekti zaten Zack’cim. Bir filme bu kadar yem atmasanız da olurmuş, hatta daha iyi olurmuş.

2016 geek yılının ikinci bombası BvS, bu yılın ilk süper kahraman filmi olan Deadpool (hey Allahım, gülesim geliyor, ne biçim süper kahramansa artık) ile kıyaslandığında maalesef sönük kalıyor. Senenin sonuna dek önümüzde çok sayıda büyük beklenti ile beklediğimiz film olduğu için, BvS’nin insanlar üzerindeki etkisinin kısa süreceğini düşünüyorum.

Ufuk’un Notu: 6,5 / 10

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın