Joker Poster
Joker

Daha ilk saniyelerinden itibaren sizi rahatsız eden bir film Joker. İlk sahne, ilk kamera açısı, ilk renkler ve ilk karakterler ile nasıl bir film ile karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz aslında. İlk andan itibaren “Ben sizin bildiğiniz süper kahraman filmlerinden değilim,” diyerek başlıyor Joker.

Açıkçası böyle bir film beklemiyordum. İkinci fragmandan sonra karamsar bir film bekliyordum ve hatta umutluydum. Fakat bu Joker, benim görmek istediğim sinemanın yavaş yavaş gün yüzüne çıkabileceğine, derinde bir yerlerde bir kıpırtı olduğuna işaret ediyor.

Süper kahraman filmi?

Beyaz perdede sayısız Joker gördük bugüne kadar. Esprili Joker, acımasız Joker, katil Joker, kan dondurucu Joker, bir daha yüzünü görmek istemediğimiz Joker vs vs… Fakat hiçbirinde Joker’in neden Joker olduğunu bize anlatmadılar. Bir insan neden palyaço kostümü giyip yüzüne boya sürüp psikopat hareketlerde bulunur, banka soyar, katliam yapar? Onu bu ruh hastası hale getiren etmenler nelerdir? Bugüne kadar bunu pek sorgulamadık. Çünkü Joker hiçbir zaman baş rolde değildi. Hem Batman’in azılı düşmanı manyak herif olarak gösterildi bize. Todd Phillips’in bu Joker’inde durum biraz farklı. Joker baş rolde. Ve Joker olarak neler yaptığına odaklanmıyoruz. Nasıl Joker’e dönüştüğüne şahitlik ediyoruz

Herkesin hep bir ağızdan söylediği gibi Joaquin Phoenix muazzam bir performans ortaya koymuş. Hatta o kadar iyi ki karakter sizi rahatsız ediyor. Yakın plan çekimlerde ya da olaylara verdiği tepkilerde inanılmaz tutarlı ve doğal bir görüntü çiziyor. Manyak bu herif, diyorsunuz içinizden. İnanıyorsunuz buna. Kaptırıyorsunuz kendinizi bu büyüye. Oscar adaylığının şaşırtmayacağı kesin.

Yönetmen Todd Phillips için de bir şeyler söylemek lazım. Hangover serisinden tanıdığımız yönetmen DC’yi ve Warner Bros’u böyle bir filme nasıl ikna etmiş bilemiyorum. Belki toplantılara Joaquin Phoenix’i getirmiştir, henüz Joker olamamış Arthur Fleck olarak… Onu karşımda görsem “Nereye imza atıyorum?” der ve toplantıdan çıkardım sanırım. Öyle muazzam bir oyunculuk var karşımızda… Todd Phillips bu cevheri öyle güzel işlemiz öyle güzel bir görüntü yönetmenliği ile bize sunmuş ki, her sahneyi sayısız kez izlesek bile atladığımız detaylar olacaktır. Özenilerek, detaylara dikkat edilerek çekilmiş Joker. Bir süper kötünün temellerinin nasıl atıldığını görüyor, hayatındaki zorlukları, yaşadığı ahlak ve vicdan sınavlarını ve nasıl Joker’e dönüştüğünü birince elden tecrübe ediyoruz. Kim bilir belki Arthur Fleck yerinde biz olsak biz de aynı durumda olurduk…

Nefis çekimler, harika başrol ve yan rol performansları (Robert De Niro’nun talk şov sunucusu tasviri şahane), gerim gerim geren ses ve müzik kullanımı ve provoke eden bir hikâye ve senaryo ile Joker yılın en iyi filmlerinden birisi.

Bence sinemaseverler için asıl mesela; bu filmden çıktıktan sonra diğer süper kahraman filmlerinden nasıl tatmin olacağı olacaktır. Christoper Nolan’ın Batman üçlemesinin ardından çekilmiş en mantıklı ve en umut vadeden DC filmi olmuş Joker. Umarım DC bu yolda devam eder ve bu tarz filmler çekmeyi sürdürür.

Sistem eleştirisi?

Filmin kendi bütünlüğü içerisinde alt gelir – üst gelir sınıf ayrımının Gotham City gerçekleri ile örtüştüğünü söyleyebiliriz. Günümüz halk ayaklanmalarının çıkış noktası olmak için fazla zorlama dursa da, dibi gören insanların birlik olduğunda burjuva sınıfını nasıl alt edebildiğini tarih çok kez yazdı. Senaristler Todd Phillips ve Scott Silver bana kalırsa burada bizi ayaklanma yapmaya çağırmıyor. Kötü yönetilen sistemlerde dip görüldüğünde sistem işlemez hale gelir ve toplumu hareketlendirmek için bir imge bile yeterli olur. Bu imge saçmalığın daniskası bir palyaço maskesi pekâlâ olabilir. Kendine lider olarak da yıllarca Arkham Asylum’da tedavi görmüş ilaç bağımlısı bir ruh hastasını da seçebilir. Sonuç olarak, kaybedecek ne var ki bu toplumlarda? Yani toplumun içinden çıkan, kendi besleyip büyüttüğü ve var ettiği bir kötü adam. İşte bu gayet tutarlı…

Joker’in kendi başına bir film olduğu gerçeğine rağmen, ucundan da olsa DC evrenine yaptığı atıflar ve bağlantılar da hoşunuza gidecektir. Fazla detaya girmeden, hiçbir şeyi bir sonuca bağlamadan da olsa değinilen bu referanslar bence izlediğimiz filmin günümüz politik düzenlerine bir eleştiri değil, bir süper kahraman filmi olduğunu hatırlatmak açısından önem arz ediyor.

Sonuç olarak bir sistem eleştirisi içerse de, özünde daha önce anlatılmamış bir süper kötünün doğuş öyküsü Joker filmi. Avucumuzun içi gibi ezberlediğimizi sandığımız ve hatta görmekten sıkıldığımız karakterlerin farklı bir türde karşımıza çıkması durumunda pekâlâ özgün bir film yapılabileceğinin de delili adete.

Kıssadan hisse: Çok sevdim ben bu Joker’i. Şimdi gidip Nolan üçlemesine yeniden başlayayım…

Künye

Joker (2019)

Yönetmen: Todd Phillips

Senaryo: Todd Phillips, Scott Silver

Görüntü Yönetmeni: Lawrance Sher

Oyuncular: Joaquin Phoeniz, Robert De Niro, Zazie Beets, Frances Conroy, Brett Cullen

1 YORUM

Bir Cevap Yazın