Audible Sesli Kitap Okuma Servisi ve Ready Player One Üzerine

0
574

30 Mart 2018 tarihinde vizyona girecek olan Ready Player One filminin heyecan esintilerini hissetmeye başladık. Steven Spielberg‘ün Er Ryan’ı Kurtarmak‘tan beri çektiğim en zor film oldu” diyerek yangına körükle gittiği Ready Player One tam bir görsel şölen olacağa benziyor.

Bu yazıda, vizyona girmesine iki kala filmi değerlendirmeyeceğim. Bu yazı, Amazon‘un (Amazon’un sitesine link verdiğime inanamıyorum) sesli kitap dinleme hizmeti olan Audible üzerinden dinlediğim Ready Player One hakkındaki görüşlerimi paylaşacağım bir yazı olacak. Ready Player One’ı değerlendirirken, her zaman olduğu gibi keyfinizi kaçıracak spoilerlardan uzak duracağım. Korkacak bir şey yok yani, çekinmeyin yanaşın.

Audible
Amazon’un sesli kitap okuma servisi Audible favori romanlarınızı kulağınıza (ayağınıza desem olmazdı) getiriyor.

Audible

Audible’dan başlayalım. Dinlediğim ilk Audible kitabı Ernest Cline‘ın Ready Player One’ı değil. İlk olarak Marslı (Filmi de yapılmıştı hatırlarsanız) ile büyük beğeni toplayan Andy Weir‘in İthaki Yayınları (Türkiye’de bilim kurgu edebiyatı türünde en aktif yayın evlerinin başında geliyorlar) tarafından Türkçeye çevrilme işlemleri devam eden Artemis isimli kitabını dinledim. Ready Player One, Audible üzerinden dinlediğim ikinci kitap oldu.

Şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim ki Audible’ı bu kadar geç keşfetmiş olmaktan dolayı kafamı duvarlara vuruyorum. Usta çağırdım duvarı tamir edecek bir ara. O kadar muhteşem bir servis. Gerçekten.

Hepimiz işe, okula veya altın gününe gitmek için bir yerden bir yere hareket ediyoruz. Kimimiz toplu taşıma kullanıyor, kimimiz kendi özel jetine biniyor (Hanginiz oğlum o?), kimisi tabana kuvvet diyor. Tek ortak noktamız, ulaşımda vakit geçiriyor oluşumuz. Ulaşımda geçirdiğimiz zamanı büyük oranda sosyal medya, mesajlaşma, müzik dinleme, oyun oynama ya da haber okuma ile geçiriyoruz. Bir kısmımız da kitap okuyor. Audible tüm bu seçeneklere mükemmel bir alternatif getiriyor: Kitap dinlemek!

“Nasıl oluyor?” demeyin, gayet pratik. Müzik dinlemekten hiç bir farkı yok. Klasiklerden, yeni çıkanlara kadar büyük bir arşivi var Audible’ın. Ben aradığım hemen her kitabın Audible versiyonunu bulabildim. Ne de olsa Amazon bir deniz ve içerisinde her türlü balık var. Her balığa uygun olta, misina ve kova da var tabi…

Stephen King, On Writing isimli, yeni yazarlara tavsiyelerini sunduğu kitabında, yılda ortalama 8-10 sesli kitap okuduğunu belirtmiş. Yani usta yazarlar da sesli kitap servisinin varlığından memnunlar ve kendileri de bizzat kullanıyorlar.

Audible
Amazon, Audible ile hizmette sınır yok diyor… (Resmin üzerini tıklarsanız büyük resmi görüp yazanları okuyabilirsiniz.)

Sesli kitap diye dudağınızı bükmeyin

Audible’daki sesli kitapları okuyan isimler de bir şahane doğrusu. Mesela, Artemis’i Rosario Dawson okuyor. Ready Player One’ı Wil Wheaton okumamış, resmen radyo tiyatrosu gibi oynamış. İkisi de gayet iyi iş çıkartmışlar diyebilirim. Özellikle Wil Wheaton bence efsane okuyor kitabı. Kitaptan aldığımız zevki fazlasıyla arttırıyor.

Audible’da tahmin edebileceğiniz gibi kitabın kaldığınız yerinden devam etme özelliği mevcut. Kitabı bir kere aplikasyondan indirdiniz mi zaten çevrimdışı olarak okumaya devam edebiliyorsunuz. O açıdan gayet pratik.

Audible’ın üyelik sisteminden de biraz bahsetmek istiyorum. Aylık aidat düzeniyle giden bir üyelik yapısı var. Her ay istediğiniz bir kitabı ücretsiz satın alabilmenizi sağlayan kupon sistemini kullanıyor. Her ay yenilenen üyeliğiniz ile Audible kütüphanesindeki herhangi bir kitabı kendi kütüphanenize ekleyebiliyorsunuz. Düz mantıkla düşününce; aylık kuponunuzla alacağınız kitabın fiyatı, üyelik aidatından yüksek olsun ki zarara girmeyin. Beğendiğiniz ucuz kitapları bastırır parayı alırsınız çok isterseniz.

Ben Audible’a aylık 14.95 USD veriyorum. Biraz pahalı gibi görünse de sunduğu hizmetin karşılığı olarak beni rahatsız etmiyor.

İki aylık üyeliğim boyunca, üstte belirttiğim iki kitabı bitirmeyi başardım. Her ay bir kitap bitirdiğim şeklinde düşünebilirsiniz. Bu da yılda on iki kitap demek ki, bence hiç fena sayılmaz. Okuduklarımı da o kadar sayarsak, yılda bitirilmiş 25-30 kitap diyebiliriz (Az işte az, sok şunu kalın kafana!).

Audible’ın bizim açımızdan en büyük sıkıntısı Türkçe’nin destekli dillerden olmaması (Bir kısmınızın yüzünü ekşittiğini görebiliyorum. Yapmayın, yakışmıyor). Amazon’un Türkiye’de dükkân açana kadar Audible’da Türkçe dil desteği vereceğini sanmıyorum. Ama (evet orada bir ama var) İngilizceniz kitap dinleyecek kadar iyi olmasa da Audible kullanabilirsiniz. Hatta kullanmalısınız. Arabada müzik dinlemek yerine kitap dinleyin mesela. Ki ben Audible’ı en çok arabada seyahat ederken kullanıyorum.

Ready Player One
Ready Player One filminin posterini gören herkes birbirine aynı soruyu sordu: Çocuğun bir bacağı fazla mı uzun sanki?

Ready Player One

Audible konusu anlaşıldıysa bu yazının ikinci kısmına geçiyorum izninizle. Yani, Audible ve Ready Player One uyumu ve benim dinleme deneyimime.

Wil Wheaton’ın ne kadar iyi bir iş çıkardığından yukarıda bahsettim. O cepte. Ready Player One’ın içeriğine gelirsek, onu okumak/dinlemek 80’lerde çocuk olmuş bir nesil için keyifli bir zamanda yolculuk anlamına geliyor. Atari salonlarında jeton peşinde günlerini geçirmiş olanlar, kitapta yapılan referanslarla zevkten dört köşe olacaktır.

2044 yılında geçen Ready Player One aslında distopik bir kurgu. Enerji krizi içerisindeki dünyada açlık sefalet hayatın bir gerçeği olmuştur. Yaşamak toplum için zulme dönüşmüştür. İnsanlar derme çatma, üst üste bindirilmiş konteynerlerde yaşarlar. Bu noktada, dahi bir bilgisayar programcısı olan Halliday, Oasis isimli sanal gerçeklik dünyasını yaratır. Oasis, çoklu oyunculu, oyuncuların özgürce istediklerini yapabildikleri devasa bir sanal evrendir. Oasis tüm dünyayı sarar. Gerçek hayattaki tükenmişlikler Oasis’te yoktur. Orası tüm insanlığın kaçış alanıdır.

Oasis’in yaratıcısı Halliday ölür ve ölümünün ardından bir video yayınlanır. Halliday, Oasis’e bir easter egg (sürpriz yumurta) bıraktığını, onu bulana tüm malvarlığını devredeceğini söyler. Ortalık karışır.

Buradan sonrası spoiler içereceği için devam etmiyorum. Kitap, Halliday’in 80’lere duyduğu hayranlığı kullanarak dönemin pop kültürü, video oyunları, filmleri ve dizileri üzerine oturtulmuş.

Eğer siz de benim gibi 80’ler 90’lar aşkı ile yanıp tutuşuyorsanız kitabın içerisindeki referanslarla coşacaksınız demektir. Genel olarak sürükleyici ve akıcı bir roman olduğunu söyleyebilirim. Kitap, yazar Ernest Cline’ın ilk roman denemesi olma özelliği de taşıyor. Biraz naif, az çocuksu, hafif sorgulayıcı, yeri gelince karanlık, kimi zaman duygusal… Kısaca, sinema uyarlaması için biçilmiş kaftan. Aaa, zaten çekiyorlardı değil mi? Hem de Steven Spielberg çekiyordu… Bak sen şu işe!

Hazır mart sonu filmi de gelmek üzereyken konuya hâkim olmak isteyenleri Ready Player One’ın Audible versiyonunu denemeye davet ediyorum. Bence beğeneceksiniz. Sonrasında teşekkür etmek için buraya gelirsiniz.

Not: Az önce Stephen King’in IT kitabının Audible versiyonunu bu ayki kuponumu kullanarak aldım. Kötü şeyler olacak, hissediyorum.

Bir Cevap Yazın