Medya yolu ile insanları yönlendirmek günümüzde en çok uygulanan yöntemlerin başında geliyor

Katar’dan bloguma erişimde ciddi sıkıntılar çektiğim şu günlerde, bunu bahane olarak kullanıp bir şeyler yazmaktan olabildiğince kaçtım. İşler yoğundu zaten, koşturmaca ile geçti günler.

Türkiye’den gelen havadisler de iç karartıcı olunca pek bir şeyler yazasım da gelmedi.

Son dönemde Türkiye’de şiddetin artış eğilimine girmesini seçime bağlayan büyük bir kitle var. Gören de ülkede ilk defa seçim yapılacak sanır. Bu ülkenin demokrasisi belki bir İngiltere ya da Amerika değil ama kendine has bazı dinamikleri olan bocalasa da gereğini yapmaya çalışan bir demokrasi. Hoş günümüz dünyasında büyümeye çalışan ülkelerde popüler olduğunu düşündüğüm “one man show” tabir edebileceğim tek kişinin devleti yönetmeyi denemesi ülkemizi bir süredir etkisi altına almış durumda bilindiği üzere. Rusya’da hayli popüler olan bu uygulama Türkiye’de de Erdoğan tarafından deneniyor. Şu ana kadar kendi bildiği yolda giderek Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kadar yükseldi. Bu koltuğun bir üstü daha olmadığı için bir sonraki hedef pozisyonun iş tanımını değiştirip yeni bir pozisyon yaratmaktan geçiyordu elbette. Sevgili hocamız İlber Ortaylı’nın da konuya yaklaştığı gibi “burası Uruguay mı kardeşim?” demek isterdim ama hocamız da bunun geçekleşme ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu biliyor.

Üstte değindiğim konu başka yazının konusu olduğu için burada kesip asıl değinmek istediğim bölüme geçmek istiyorum. Farkında mısınız bilmiyorum ama günümüz haberciliği internetin karşı konulmaz dayatması ile “Aynı haberi en ilgi çekici şekilde nasıl versekk” noktasına geldi. Öyle başlıklar öyle haberler var ki, bazen kendimi ağa yakalanmış lüfer gibi hissediyorum. Bazen de aptal gibi hissediyorum, kandırılmış ve kullanılmış hissediyorum. O sayfaya verdiğim +1 ziyaretçi sayısını geri almak istiyorum. Kendi kendime “Beni kandırdılar, bu başlıktan bu haber çıkmamalıydı” diyorum. Peki sonuçta ne mi oldu? İnternetten haber okumaktan hoşlanmaz oldum. Kendimce daha verimli habere ulaşabildiğimi düşündüğüm belirli haber kaynaklarına yönelmek zorunda kaldım.

Basın tarafsız olmakla yükümlü(mü)dür?)

Ülkemizin anasayfası olduğunu iddia eden Hürriyet internet sitesi, -haber için Türkiye’nin anaysafası- olarak kendini yeniledi. Arkasında hukuki bir karar var mı bilmiyorum. Dikkatimi çekti burada yazayım dedim. Hoş zaten kendileri yukarıdaki paragrafta belirttiğim internet haberciliğini Milliyet ile birlikte başlatan gazetedir. Ben artık gazetelerin internet ekiplerinin başında “Hatun koyun, bikinili model koyun, her haberin arkasında magazin olsun nıhahaha” şeklinde düşünceler içinde bulunan insanlar olduğunu düşünüyorum. Sırf düşünmüyorum, az çok da tahmin ediyorum. Bunun başka bir izahı olamaz. Evet “sex sells”, bunu herkes biliyor ama bu kadar da gözümüze sokulmaz ki. Nasıl gazetecilik bu ben anlamıyorum.

Kıvamında magazine kimsenin karşı çıktığı yok ama herşey dozunda güzel. Dondurma süper birşey ama ye bakayım iki kilo noluyor. Olaya bu açıdan yaklaşıp son olarak benim takip ettiğim haber kaynaklarını sizinle paylaşıp bu yazının da sonunu bağlıyorum efem.

Diken
Onedio
Radikal

Bir Cevap Yazın