Duolingo bir dil öğrenme uygulaması.

Sizlere Spotify’ı ve internet üzerinden müzik dinlemenin geldiği son noktayı daha önce anlatmıştım.

Bugün de sizlere Duolingo (https://www.duolingo.com/) isimli mobil uygulamadan bahsetmek istiyorum. Bir kısmınızın kendisinden haberdar olduğuna ve halihazırda kullandığına eminim. Henüz duymamış olanlar için ise uygulamayı az da olsa tanımaları ve beğenirlerse indirmeleri için bir vesile olmuş olmayı umuyorum. Hem Google Play’den hem de iTunes Store’dan indirebileceğiniz Duolingo, yeni bir yabancı dil öğrenmek isteyenlere yönelik son derece faydalı bir servis.

Uygulamayı kullanmaya başlamak için yapmanız gereken son derece basit: Bir tatlı kaşığı… Yok o bu değildi. Ah evet, cep telefonunuza uygun olan programı indirmek (Telefonunuz işletim sistemi Android ise Google Play’den, iOS ise iTunes’tan) ve kendinize ait bir hesap açmak. Ardından her gün hayatınızdan beş dakika ayırıp uygulamanın sizden istediği günlük ödevlerinizi yerine getirmek. Hepsi bu.

Öğrenme hızınızı arttırmak isterseniz günlük görevlerinizden fazlasını yapabilir ve dilinizi daha hızlı geliştirebilirsiniz. Uygulama bu konuda bir kısıtlama yapmıyor. İnsiyatif tamamen sizde ve uygulamaya ne kadar zaman ayırmak istediğinizde.

Elbette Duolingo’dan hızlandırılmış bir dil kursu performansı beklemek abes olur. Duolingo basit dilbilgisi kalıplarını, günlük konuşma metinlerini, bilinmesi gereken kelimeleri ve öğrenmek istediğiniz dilde dikkat etmeniz gereken noktaları basit, pratik ve keyifli bir şekilde size aktarmayı amaçlıyor.

Duolingo’nun “yabancı dil öğrenmek için tek başına yeten bir kaynak olmak” gibi bir iddiası yok. Zaten olamaz da. Duolingo size sadece ihtiyacınız olan motivasyonu sağlayabilir.

Duolingo’nun arayüzü sade ve basit.

Bugün itibariyle Türkçe’den sadece İngilizce öğrenmenize imkan veriyor. İngilizce biliyorsanız ve bunun yanına ikinci bir yabancı dil daha eklemek istiyorsanız Duolingo’nun nimetlerinden daha çok faydalanabilirsiniz.

Kendimden örnek vermem gerekirse; bana yetecek kadar İngilizce biliyorum. Yanına Fransızca eklememin mantıklı bir yatırım olacağını düşündüm. Bir kaç aydır Duolingo’dan yararlanıyorum ve İngilizce üzerinden Fransızca öğrenmeye çalışıyorum. Bugün itibariyle Fransızca bilgim Duolingo’nun belirttiğine göre %10 seviyesinde. Bir kaç ay önce bu rakamın %0 olduğunu düşünürsek gayet iyi bir ilerleme kaydettiğimi düşünüyorum. Hem de tüm bunları günde sadece 5 dakika harcayarak yaptığımı da hesaba katarsak Duolingo’nun ne kadar mantıklı bir yatırım olduğunu daha iyi görebiliriz.

Duolingo’yu merak edip buraya kadar yazımı okuyanların kafasında bir şimşek çaktığına eminim. Ne yani Duolingo ücretli mi? Hayır arkadaşlar. Ücretsiz bir uygulama Duolingo. Tamamen bağışlardan, reklamdan ve uygulama içinde sattığı ufak tefek şeylerden para kazanıyor. Programı kullanmak ve dil öğreniminizi devam ettirmek tamamen ücretsiz. İçiniz rahat olsun. Bir süre programı kullandıktan sonra “devam etmek için lütfen para ödeyin” gibi bir mesaj ile karşılaşmayacaksınız. En azından şimdilik durum böyle. İleride ne olur bilemiyorum.

Duolingo ikinci bir yabancı dil öğrenmek isteyenler ya da ingilizce öğrenmeyi kafaya koyup motivasyon eksikliğinden yakınanlar için güzel bir tercih. Beklentinizi çok yüksek tutmamakla birlikte ufak ufak birşeyler öğrendiğinizi hissetmenizin ardından, dil öğrenme konusundaki duvarlarınızın yıkıldığını, kendinize duyduğunuz güvenin artttığını göreceksiniz.

Duolingo oldukça popüler bir uygulama.

Duolingo tek başına bir dili tüm detayları ile en doğru şekilde öğrenmek için yetersiz bir araç. O size sadece iğne deliğinin o kadar da küçük olmadığını gösterecektir. İğneyi deliğe sokup sokmamak size kalmış birşey.

Duolingo’nun en keyifli özelliklerinden birisi servisi kullanan diğer arkadaşlarınızla sistem içerisinde arkadaş olmanız ve birbirinizin ilerleyişini gözlemleyebilmeniz. Bu durumun ayrı bir motivasyon kaynağı olduğunu söylemeliyim. Kendinizi “Ahmet’e bak sen! Nasıl da çalışıyor hergün!” tarzı iğneliyici tespitler yaparken bulursanız şaşırmayın.

Bir diğer önemli ayrıntı da günlük görevleri tamamlamanızla aldığınız gün zincirleri (streak). Ne kadar uzun süre günlük görevlerinizi atlamadan yaparsanız, o kadar uzun bir zincir oluşturabilirsiniz. Bugüne kadar sırf uzun soluklu zincirimi kaybetmemek için yatmadan önce Duolingo’yu açtığım ve görevlerimi tamamlayıp huzur içinde uyuduğum çok gece olduğunu belirtmeliyim. 150 günlük zincirleri olduğunu söyleyen insanlar gördüm internette. Çok uçuk gerçekten. Kendimden örnek vereyim; benim en uzun zincirim 8 gün.

Sonuç olarak Duolingo dil öğrenmeyi kolay ve eğlenceli bir şekilde bize sunmaya çalışan, basit bir arayüzü ve kullanıcı dostu mekaniği olan bir uygulama. “%100 dil öğrenme garantisi” gibi popülist bir yaklaşımı olmadığı için beklentinin karşılığını veriyor ve ücretsiz eğitimin şu kapitalist düzende bile mümkün olduğunu gösteriyor. Eğer dil öğrenmeyi kafaya koyup başlangıç noktasını bulamıyorsanız, Duolingo’ya bir şans verebilirsiniz. 

1 YORUM

  1. […] Üzülerek söylemek istiyorum ki, biz Türkler İngilizce okuma-yazma ve anlama açısından dünya ortalamasının oldukça gerisindeyiz. Bunu ispat etmek için istatistiksel verilere ihtiyaç duymuyorum (Evet durum maalesef bu kadar net). En iyi üniversitelerimizden mezun olmuş, en fişek beyinlerimiz bile İngilizcede takılıyor. Bu yazıda bunun nedenlerine inecek değilim. O başka yazının konusu. Bu yazı açısından parmak basacağım husus şudur: Körfezde iş arayan Türkler olarak kendinize katabileceğiniz en büyük artı, akıcı İngilizce konuşmayı, yazmayı ve duyduklarınızı anlamayı geliştirmeniz olacaktır. Bu noktanın önemini yazarak anlatamam. Kozmopolit bir şehirde kısa bir zaman geçirip, kendi gözlerinizle görmeniz lazım. Gerçekten. Ben artık İngilizceyi bir yabancı dil olarak görmüyorum mesela. Çünkü İngilizce evrensel bir gereklilik haline geldi. Yüzme bilmek gibi, araba kullanmak gibi bir temel bir yetenek benim gözümde İngilizce. Eğer kendinizi eksik görüyorsanız, İngilizcenizi geliştirmek için daha önce incelemiş olduğum Duolingo gibi uygulamalardan yararl… […]

Bir Cevap Yazın