28.3 C
Doha
Perşembe, Nisan 25, 2019

Kıymet

İnsanoğlu hep kedileri nankör olmakla suçlamıştır. Ama asıl nankör olan insanın kendisidir. Birşey elimizden alınınca kıymetini anlarız. Elimizin altındayken sanki hep bizim olmak zorundaymış gibi düşünürüz. Aslında kendi bedenimiz dahil hiçbirşey bize ait değil. Hepsi kiralık. O yüzden bugün elimizin altında olan herşeyin kıymetini...

Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık Notlarım – 3. Bölüm

Murat Gülsoy'un yaratıcı yazarlık üzerine yazdığı deneme kitabı olan Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık'ı okurken aldığım notların derlemesinin üçüncü ve son bölümüne hoşgeldiniz. Derlememin ilk bölümünü buraya, ikinci bölümünü de şuraya bırakmıştım. Henüz okumadıysanız üçüncü bölüme başlamadan önce mutlaka ilk iki bölümü okumanızı öneriyorum. Üç bölümün toplam...

Bir Roketin Gözünden

Hakikaten çok boş işlerle uğraşıyoruz şu hayatta. Kendi yerel problemlerimizi o kadar büyütüyoruz ki asıl yapmamız gerekenlerden kopup gidiyoruz. Aşağıdaki video (türkçesi nedir videonun? Yoksa türkçe mi?) bir uzay mekiğinin kalkışı esnasında booster rocket'indeki( hızlandırıcı roket olarak çevirsek ayıp olur mu?) kameradan çekilmiş ses...

1 Kasım 2015 Genel Seçimlerine Enteresan Bir Bakış

Haber bültenlerinde duymaya alıştığımız ve olumlu birşey mi yoksa olumsuz mu anlayamadığımız bir tanım vardır: Gelişmekte olan ülkeler arasında gösterilen Türkiye… Bu tanımlamanın benim gözümdeki karşılığı “ergenliği atlatamamış ve olgunlaşamamış birey”dir. Bu durumda gelişmiş ülkeleri yetişkin olarak tanımlamış olduğumu farkındayım. Konuya buradan girmiş olmamın sebebi...

Bu Ülkenin Resmi Dili Turkish’tir

Gün geçtikçe Türkçe'nin yok olduğunu görüyorum. Anlık mesajlaşma programlarının yaygınlaşmış olması, cep telefonundan kısa mesaj çekmenin yemek, içmek, yürümek kadar sıradan bir duruma gelmiş olması bu yok oluşu tetikleyen etkenler arasında yer alıyor. Aslında dilimizi kaybedeceğimiz çok belliydi. Nasıl mı belliydi? Gelin hep beraber bir...

NBA Dört Sayı Çizgisini Tartışıyor ve Hepsi Curry’nin Suçu

Ritüel sabah genel eposta ve bildirim okumalarımı yaparken New Yorker'da NBA'in dört sayı çizgisi eklemeyi değerlendirdiğine ilişkin ilginç bir makaleye denk geldim. NBA'in 1979 yılında oyunun kurallarına eklediği üç sayı çizgisinin basketbolu nasıl değiştirdiğini Larry Bird şöyle anlatmış: "O zamanlar herkes Magic Johnson gibi uzun...

Büyük Şirkette Kariyer Yapmak vs Küçük Şirkette Kariyer Yapmak vs. vs…

Çalışmak... Herkesin yapmak zorunda olduğunu bildiği ama yapmak istemediği şey. Çalışmanın sonucunda hep bir ödül vardır. Bunu bilir, o ödül için çalışırız. (Cake is a lie!) Bu ödül para da olabilir, başarı da olabilir. Bazen fazla çalışmadan da ödüle ulaşanlar olmuştur. Bunu şansa bağlarız....

Bunları Okumadan Valla Bırakmam!