İnşaat Mühendisliği
İnşaat Mühendisliği mesleği ülkemizde sorgulanan bir konuma geldi.

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı adı konulmamış ekonomik sıkıntılar, yükselen döviz kurları ve düşen alım gücünün sonucunda bir çok sektörde daralma yaşandı. Etkilenen sektörlerin başında inşaat ve ona bağlı sektörler vardı. Basında yer alan haberlere şöyle bir baktığımızda tablo net bir biçimde kendini gösteriyor:

17 Temmuz 2019 tarihli T24 haberine göre 2019 Haziran ayındaki konut satışları 2018 Haziran’ına göre %48.6 azalmış. 2019’un ilk 5 ayında 2 bin 820 inşaat şirketi kapanmış.

Kaynak: https://t24.com.tr/haber/istihdamda-en-buyuk-daralma-insaat-sektorunde,830999

Habertürk’ün 4 Eylül 2019 tarihli haberinde Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) Ağustos 2019 Sektör Raporu’na göre 2019’un ilk yarısında üretimin %20.3 gerilediği belirtilmiş. Raporda ayrıca 2019 yılının ikinci çeyreğinde inşaat sektörünün %12.7 küçüldüğüne değinilmiş.

Kaynak: https://www.haberturk.com/veriler-insaat-sektorunde-daralmayta-isaret-ediyor-2519106-ekonomi

Bu iki örneğin durum tespiti için yeterli olduğunu düşünüyorum. Hepimiz aşağı yukarı sektördeki durumun farkındayız. Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaatın küçülmesi ona bağlı sektörleri de tetiklemesiyle tüm ülkeyi etkileyen sosyo ekonomik bir problem halini aldı.

Fakat bu giriş bölümünü kapatmadan önce yukarıda referans verilen Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) Sektör Raporu’nun güncel hali olan Ekim 2019 raporundan birkaç alıntı yapmak istiyorum. Çünkü bu rapora göre sektör olarak dibi gördük ve buradan sonrası yukarı yönde.

Yeni Alınan İnşaat İşleri Endeksi
İnşaat İşleri Endeksinde 2019 Haziranından itibaren bir yükseliş göze çarpıyor.
Son Üç Ay İnşaat Faaliyetleri Endeksi
İnşaat Faaliyetleri Endeksi 2019 başından itibaren toparlanma eğilimi gösteriyor.

Gördüğünüz gibi tünelin sonunda bir ışık var. O ışık neyin ışığı henüz net değil ama yolunu gözlediğimiz çıkış olabilir. Umudumuzu koruyalım.

Daha bir çok veriyi bulabileceğiniz Ekim 2019 raporuna aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Okumanızı öneriyorum. 

https://www.imsad.org/Uploads/Files/Turkiye_IMSAD_Aylik_Sektor_Raporu_EK%C4%B0M2019.pdf

İnşaat Mühendisliğinin Bir Geleceği Var Mı?

Sektörde durum tüm çıplaklığıyla ortadayken, gözle görülür istihdam riski varken gençlerin inşaat mühendisliği bölümünü tercih etmekten çekineceğini öngörmek için kahin olmaya gerek yok. Bu yetmezmiş gibi, açılan çok sayıda yeni üniversitedeki inşaat mühendisliği bölümlerinin piyasayı yeni mezunla doldurduğu gerçeği de önümüzde duruyor.

Bu bilgiler ışığında, ortada ciddi bir işsiz kalma riski varken meslek olarak inşaat mühendisliği seçmek ne kadar mantıklı? Cevap net gibi duruyor, değil mi? Fakat durun bir dakika. Durum gerçekten de bu kadar iç karartıcı mı? Köşe bucak kaçmalı mıyız inşaat sektöründen, veyahut inşaat mühendisliğinden? Yoksa bu sıkıntılı dönemi bir fırsat olarak görüp, kendimizi nitelikli eleman statüsüne yükseltecek adımları atıp, tüm rakipleri geride bırakmalı ve iyi bir kariyere doğru yelken mi açmalıyız? Kulağa fena bir fikir gibi gelmiyor doğrusu…

Son dönemde, çok sayıda yeni mezun meslektaşımdan ve üniversite eğitimine devam eden mühendislik öğrencisi genç arkadaşımdan mesajlar alıyorum. Mesajların içeriği hemen hemen aynı: İşsiz kalma korkusu ve gelecek kaygısı.

Kendimi bu konularda nitelikli bilgi verecek yetkide ve bilgi birikiminde görmüyorum ama kendi yaşadıklarım ve gözlemlerim ışığında bu konuda genç arkadaşlarıma tavsiyeler vermek isterim. Bu isteğimdeki birincil sebep, bana ulaşan hemen herkesin inşaat mühendisliğinin geleceği üzerine çevresinden son derece olumsuz tepkiler aldığından bahsediyor oluşu. Belli ki gençlere birileri sürekli “işsiz kalacaksın, aç kalacaksın, seçme o mesleği…” şeklinde telkinlerde bulunuyor. Bu insanları anlamak mümkün değil gerçekten. Kendi ayakları üzerinde durmaya ve mesleğinde ilerlemeye hazırlanan gençlere daha kötü bir davranışta bulunulamaz. Gençlerin motive edici konuşmalara ve gerçekçi değerlendirmelere ihtiyacı var, felaket tellallığına değil.

İnşaat Mühendisliği
İnşaat Mühendisliği’nin İngilizcesi Civil Engineering, Medeniyet Mühendisliği olarak da dilimize çevrilebilir.

İnşaat Mühendisliği Vizyonu

İnşaat Mühendisliği mesleğini seçmeyi düşünen, ya da bu yolda ilerleyen kişilerin anlaması gereken birkaç husus var. Öncelikle inşaat sektörü sadece Türkiye’den ibaret olan bir sektör değil. Bunun, istenildiği takdirde ulaşılabilir yurt dışı fırsatı ayağı var. Bu konuda atılması gereken adımları 2015 tarihli blog yazımda kendi tecrübelerim ışığında olabildiğince anlatmaya çalışmıştım. O yazımı okuyabilirsiniz.

Bir diğer dikkat çekeceğim husus da inşaat sektörünün kendi içinde çok fazla dala ayrıldığı ve uzmanlaşma fırsatlarının olduğu gerçeğidir. Üzülerek görüyorum ki bu mühim konu hep göz ardı ediliyor. İnşaat mühendisliği eğitimi almış bir insan Türkiye’de iki temel branşa ayrılıyormuş gibi bir algı mevcut. En temel anlamında: Sahacı ve ofis elemanı. Ya bu ikisinden birisinizdir ya da hiçbiri. Siyah ve beyaz… Fakat dünya gerçeği, uluslararası arenada çizgiler bu kadar kaba değil. Her iki ana başlık kendi içinde bir sürü alt branşa ve uzmanlığa evriliyor. Çok basit bir örnek vereceğim. Üniversitede yoğun saatler harcadığınız ve inşaat mühendisliğinin temeli olan statik ve mukavemet derslerini iş hayatınızda hiçbir zaman kullanmak durumunda kalmayabilirsiniz. Bu bir kariyer seçeneğidir. İnşaat mühendisliği size bu geniş hareket alanını sağlar. Kimisi satın alma uzmanı olarak yoluna devam eder. Ya da teklif hazırlama ve iş geliştirme ekiplerinde ilerler ve hayatı boyunca sahaya adımını atmaz. Bu doğrudur yanlıştır demiyorum, bu bir seçimdir diyorum. Kimisi gider bir bankaya kapağı atar ve finans ve kredi takip ekiplerinde takım elbise kravat ile plaza hayatına girer. Kimisi ise daha ilk beton dökümünde betonun kokusuna kaptırır kendini ve şantiyeden çıkmaz. Berisi özel sektörü bir kenara fırlatır, akademik kariyer yapar ya da devlet memuru olur. Bunlar sadece bir kaç örnek. Hadi biraz daha arttırayım örnek sayılarını: Planlama uzmanlığı, sözleşme ve hakkediş uzmanlığı, kalite kontrol uzmanlığı, kaba yapı, sanat yapıları, çok katlı yapılar, enerji santralleri, altyapı, üst yapı, deniz yapıları, lojistik–satın alma, yazılım, danışmanlık, tasarım ve dizayn, çevre ve iş güvenliği, son yıllarda önemi git gide artan yeşil bina ve sürdürülebilirlik, bütçeleme, teklif uzmanlığı vs vs… Ne dediğimi anlatabilmişimdir umarım. İnşaat mühendisliği mesleği belirli kalıpları aşamayan bir meslek değildir. Gelişime ve yatay harekete izin veren geniş bir temele sahiptir.

İnşaat Mühendisliği mesleğini seçerek insanlığın geleceğine bir tuğla da siz koyun…

İnşaat Mühendisliği Her Zaman Önemli Olacaktır

Yeni mezun ve eğitimine devam eden gençlerimizin bu iki konuya (yurt dışı fırsatları ve farklı alt branş uzmanlıkları) önem vermeleri ve bu seçeneklerden kendilerine en uygun olanlarına yönelmeleri hatalı karar verme ve meslekten soğuma ihtimallerini azaltacaktır. Risklerin azalması ile meslekten memnun kalma ihtimaliniz artacaktır.

Fakat tüm bunların gerçekleşmesi için idealist ve koyduğu hedefler doğrultusunda fırsatları kovalayan bir karaktere bürünmeniz gerekiyor. Aldığınız eğitim size yetmemeli. Hep daha fazlasına, daha iyisine yönelmelisiniz. Sosyal medyadan, vaktinizi çalan gündelik boş haberlerden uzak durmalısınız. Önceliği kendinizi geliştirmeye vermelisiniz. Rakibiniz, bir önceki günkü kendiniz olmalısınız. Hep üzerine koya koya ilerlemelisiniz. Daha fazla sayıda yabancı dil öğrenmelisiniz, daha fazla yazılım dili bilmeli, daha fazla yazılıma hakim olmalısınız. Kitap okumalı, genel kültürünüzü ve bilginizi arttırmalısınız. Bunları yapmadığınız takdirde yukarıda bahsettiğim kariyer hedeflerinize ulaşmanız zor olacaktır. Siz oturup şikayet ederken başka birisi yeni bir yabancı dil öğreniyor olacaktır. Siz dizi izlerken başka birisi Primavera çalışıyor olacaktır. Siz son dakika haberlerinin kırmızı fontlarında hipnoz olurken bir başkası hayallerinizdeki işe başvurmaktadır. Bu fırsatlar önünüze gelecek. Önemli olan sizin ona nasıl tepki vereceğiniz ve alacağınız kararlardır. Hayat denilen zaten yaptığımız seçimlerin ipe dizilmiş halinden ibarettir. Seçimlerinizi hedefleriniz doğrultusunda uzun vadeli başarılar için yapın. Kısa süreli ve anlık tatmin sizi o an için mutlu hissettirebilir ama ileriye dönük hedeflerinizden uzaklaştırır.

Sonuca gelirsek, evet sektör daraldı, evet mezun sayısı fazla fakat arzuladığınız kariyere ulaşmak için çaba göstermeye devam ederseniz o aradığınız fırsat mutlaka gelip sizi bulacaktır. Önemli olan doğru hedefler koyup o hedeflere ulaşmak için gereken yolculuğa çıkacak iradeyi göstermekte. İlk olarak kendinize inanmakla başlayın. Kolay gelsin!

Bir Cevap Yazın